İnşikak Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat
Ve Rabbini dinleyip boyun eğdiği zaman ki gök buna lâyıktır.
وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat
Ve Rabbini dinleyip boyun eğdiği zaman ki yer buna lâyıktır.
يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ
Yâ eyyühel insânü inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mülâkîh
Ey insan! Sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O’na kavuşacaksın.
فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ
Fe emmâ men ûtiye kitâbehû bi yemînih
Kimin kitabı sağından verilirse,
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا
Fe sevfe yühâsebü hisâben yesîrâ
O, kolay bir hesapla hesaba çekilecek,
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰ أَهْلِهِ مَسْرُورًا
Ve yenkalibü ilâ ehlihî mesrûrâ
Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاءَ ظَهْرِهِ
Ve emmâ men ûtiye kitâbehû verâe zahrih
Ama kimin kitabı arkasından verilirse,
إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا
İnnehû kâne fî ehlihî mesrûrâ
Çünkü o, (dünyada) ailesi içinde sevinçliydi.
إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
İnnehû zanne en len yehûr
Çünkü o, asla (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
بَلَىٰ إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا
Belâ inne rabbehû kâne bihî basîrâ
Hayır! Şüphesiz Rabbi onu görmekteydi.
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ
Le terkebünne tabekan an tabek
Siz mutlaka hâlden hâle geçeceksiniz.
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ ۩
Ve izâ kurie aleyhimül kur’ânü lâ yescüdûn
Ve kendilerine Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar?
بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَ
Belillezîne keferû yükezzibûn
Aksine, inkâr edenler yalanlıyorlar.
وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ
Vallâhü a’lemü bimâ yû’ûn
Hâlbuki Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi bilir.
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
İllellezîne âmenû ve amilüs sâlihâti lehüm ecrun ğayru memnûn
Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka; onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
إِذَا السَّمَاءُ انشَقَّتْ ١ وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ٢ وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ ٣ وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ ٤ وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ٥ يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ ٦ فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ ٧ فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا ٨ وَيَنقَلِبُ إِلَىٰ أَهْلِهِ مَسْرُورًا ٩ وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاءَ ظَهْرِهِ ١٠ فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا ١١ وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا ١٢ إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا ١٣ إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ١٤ بَلَىٰ إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا ١٥ فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ ١٦ وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ ١٧ وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ ١٨ لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ ١٩ فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ٢٠ وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ ۩ ٢١ بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَ ٢٢ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ ٢٣ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٢٤ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ ٢٥
1 Gök yarıldığı zaman, 2 Ve Rabbini dinleyip boyun eğdiği zaman ki gök buna lâyıktır. 3 Yer uzatılıp dümdüz edildiği zaman, 4 İçindekileri atıp boşaldığı zaman, 5 Ve Rabbini dinleyip boyun eğdiği zaman ki yer buna lâyıktır. 6 Ey insan! Sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O’na kavuşacaksın. 7 Kimin kitabı sağından verilirse, 8 O, kolay bir hesapla hesaba çekilecek, 9 Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. 10 Ama kimin kitabı arkasından verilirse, 11 O da yok olmayı (ölümü) çağıracak, 12 Ve alevli ateşe girecektir. 13 Çünkü o, (dünyada) ailesi içinde sevinçliydi. 14 Çünkü o, asla (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı. 15 Hayır! Şüphesiz Rabbi onu görmekteydi. 16 Yemin ederim şafağa, 17 Geceye ve içinde topladığı şeylere, 18 Dolunay hâline geldiğinde aya ki, 19 Siz mutlaka hâlden hâle geçeceksiniz. 20 Öyleyse onlara ne oluyor da iman etmiyorlar? 21 Ve kendilerine Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar? 22 Aksine, inkâr edenler yalanlıyorlar. 23 Hâlbuki Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi bilir. 24 Öyleyse onları acı bir azapla müjdele! 25 Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka; onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.