Gaşiye Suresi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ
Hel etâke hadîsül ğâşiyeh
O her şeyi kaplayacak olanın (kıyametin) haberi sana geldi mi?
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌ
Vücûhün yevmeizin hâşi’ah
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ
Leyse lehüm ta’âmün illâ min darî’
Onlara kuru bir dikenden başka yiyecek yoktur.
لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِي مِن جُوعٍ
Lâ yüsminü ve lâ yuğnî min cû’
O ne besler ne de açlığı giderir.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ
Vücûhün yevmeizin nâ’imeh
O gün birtakım yüzler de vardır ki nimet içindedir.
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ
E fe lâ yenzurûne ilel ibili keyfe hulikat
Develerin nasıl yaratıldığına bakmazlar mı?
فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذَكِّرٌ
Fe zekkir innemâ ente müzekkir
Artık öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.
فَيُعَذِّبُهُ اللَّهُ الْعَذَابَ الْأَكْبَرَ
Fe yüazzibühüllâhül azâbel ekber
Allah onu en büyük azapla cezalandırır.
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم
Sümme inne aleynâ hisâbehüm
Sonra onların hesabını görmek de bize aittir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ ١ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌ ٢ عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ ٣ تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً ٤ تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ آنِيَةٍ ٥ لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ ٦ لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِي مِن جُوعٍ ٧ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ ٨ لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ ٩ فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٍ ١٠ لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَاغِيَةً ١١ فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ ١٢ فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ ١٣ وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ ١٤ وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ ١٥ وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌ ١٦ أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ ١٧ وَإِلَى السَّمَاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ ١٨ وَإِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ ١٩ وَإِلَى الْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ ٢٠ فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذَكِّرٌ ٢١ لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ ٢٢ إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ ٢٣ فَيُعَذِّبُهُ اللَّهُ الْعَذَابَ الْأَكْبَرَ ٢٤ إِنَّ إِلَيْنَا إِيَابَهُمْ ٢٥ ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم ٢٦
1 O her şeyi kaplayacak olanın (kıyametin) haberi sana geldi mi? 2 O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir. 3 Çalışmış, yorulmuştur. 4 Kızgın bir ateşe girer. 5 Onlara kaynar bir pınardan içirilir. 6 Onlara kuru bir dikenden başka yiyecek yoktur. 7 O ne besler ne de açlığı giderir. 8 O gün birtakım yüzler de vardır ki nimet içindedir. 9 (Dünyadaki) çalışmasından hoşnuttur. 10 Yüksek bir cennettedir. 11 Orada boş bir söz işitmez. 12 Orada akan bir pınar vardır. 13 Orada yükseltilmiş tahtlar vardır. 14 Konulmuş kadehler, 15 Sıra sıra dizilmiş yastıklar, 16 Ve serilmiş halılar vardır. 17 Develerin nasıl yaratıldığına bakmazlar mı? 18 Göğe, nasıl yükseltildiğine? 19 Dağlara, nasıl dikildiğine? 20 Yere, nasıl yayıldığına? 21 Artık öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin. 22 Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. 23 Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse, 24 Allah onu en büyük azapla cezalandırır. 25 Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir. 26 Sonra onların hesabını görmek de bize aittir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.